Ciao Italiano!

2018'in ocak ayında gitmiştim İtalya'ya. Tabii o zamanlar korona yok. Sırtımızda çanta, doyasıya geziyoruz Milano sokaklarında. En maceralı seyahatlerimden biriydi. Uçaktan indikten sonra çok önceden uyguna rezervasyon yaptırdığımız hostelin, bizim yaptığımız bir hata sonucu iptal edildiğini öğrendik. Gece saat ikide; haşlanmış patates, Nutella, bir iki parça kıyafet ile dolu sırt çantamla Milano sokaklarında hostel aramak önce bir yıkımdı tabii. Ama sonra “Tadını çıkaralım, bu bizim için bir deneyim olsun.” dediğimi hatırlıyorum arkadaşlarıma. Elimde haritayla şarkı söyleye söyleye (gerçekten böyle oldu :)) hostel aradım İtalya sokaklarında. Üç gece konakladım Milano’da. İki gece hostel, bir gece de adeta bir homeless havasıyla havaalanında. Yaşadığımız talihsizlik bununla sınırlı kalmadı. İtalya’nın meşhur hırsızlarından biz de nasibimizi aldık. Ama her şeye rağmen İtalya bizi yıkmadı, doyasıya gezdik :)


Hadi şimdi hazırsanız gezmeye başlayalımm!!

Duomo Katedrali’ni ziyaretle başlamıştı benim turum. Milano’nun en turistik en kalabalık noktası Duomo Meydanı ve Duomo Katedrali’nin önü. Katedrale giriş için her zaman kapıda sıra var. Yanlış hatırlamıyorsam giriş ücreti 20 Euro kadardı. Bilet almak için kapıda ortalama 1-1.5 saat kadar beklemeniz gerekiyor. İçeriye girmek için bu kadar beklemek istemeyenler için bir önerim var. Katedralin çatısına çıkıp (bunun için de bir ücret ödüyorsunuz ama ne kadar ödendiğini net hatırlayamıyorum) şehri izleyebilirsiniz. Yukarı çıkış için asansörler var ama elbette önünde belli bir miktar sıra oluyor. Eğer yukarı yürüyerek merdivenlerden çıkmayı seçerseniz daha da az bir sırayla karşılaşıyorsunuz. Manzaranın tadını daha iyi almanız ve burada çekeceğiniz fotoğrafların ışığının mükemmelliği açısından buraya güneş ışınlarının dik geldiği öğle saatlerinde değil de kesinlikle gün batımında çıkın. Bazen özel etkinliklerle bu terasta konserler de oluyormuş. Yakalarsanız kaçırmayın!

Duomo meydanının hemen yanında ziyaret edebileceğiniz "Galleria Vittorio Emanuele" adında yine en az katedral kadar ünlü bir pasaj var. Galleria Vittorio Emanuele sadece Milano’da değil belki de tüm dünyada en çok fotoğraflanan iç mekanlardan biri. Camdan kubbeli ve dört kollu dev bir pasaj aslında. Ama içeride dünyaca ünlü Prada, Louis Vuitton gibi markaların mağazaları var. Görkemli bir pasaj tabii. Zaten kapıdan girdiğiniz an itibariyle tüm İtalyan görkemi ve ihtişamını hissediyorsunuz. Fotoğraf çekimleri için güzel açılar yakalayıp, kendinizi fotoğraf çekimlerine kaptırabilirsiniz. Dev camdan kubbenin tam altında İtalya’nın üç başkentinin mermerden armaları var. Hatta boğanın önünde insanlar bir şeyler yapıp dilek diliyor ama ben böyle şeylere inanmadığımdan bu kısmı direkt geçiyorum :) Bir de WiFi avcılarına bir ufak tüyo vereyim. Pasajda Prada’nın ve çevredeki diğer restoranların ücretsiz WiFi servisleri var. Yani çektiğiniz selfie ve storyleri anında paylaşabilirsiniz! ;) İçindeki mağazalar akşam 21.00’de kapıyor ama galeri aynı zamanda sokakları birbirine bağlayan 4 ucu açık bir pasaj işlevi de gördüğünden 24 saat açık kalıyor.

Sonrasında açık hava müzesi gibi bir anıt mezarlık olan Cimitero Monumentale di Milano ziyaret edilebilir. Graffitinin bolca olduğu Isola ve Garibaldi sokaklarında turlayabilirsiniz. Brera Bölgesine geçilip dinlenmek için ideal küçük kafelerin birinde yorgunluk atabilirsiniz.


Ben pasaj ve katedralin meydanında çokça zaman geçirmiştim. Katedralin meydanında hediyelikler alabileceğiniz küçük dükkanlar da var. Oralardan da hatıra magnet, tişört vs. bir şeyler almıştım. Bence Milano'da en görülesi yerler Duomo ve pasaj zaten. Sonrasında ziyaret edebileceğiniz yazdığım gibi müzeleri, bahçeleri, keyifle yürüyeceğiniz sokakları var. Ben toplu taşıma kullanarak gezmiştim Milano'da. Zaten her yer birbirine yakın. Yürüyerek de gezebilirsiniz. Şehre ulaşım için ise Bergoma havaalanına inip oradan otobüsle geçmiştim merkeze.


Aa son olarak bir Inter Milan maçını kendi evinde izleyin. Ben izleyememiştim ama benim için de izleyin! :) Giuseppe Meazza Stadyumu kentin biraz dışında kalıyor. Buraya ulaşım için ya Duomo’dan tramway’a binebilirmişsiniz ya da kırmızı hat metro kullanılabilirmiş. Tercih sizin :)






27 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

ULUDAĞ

 

Abonelik Formu

©2020, beyzaninsectikleri by ElifBeyza